Montessori’de Sessizlik: “Sınıfı Susturmak” Değil, İç Dünyayı Uyandırmak
- Betül Kamer Gun
- 19 Oca
- 4 dakikada okunur
Bugün çocukların dünyası gürültüyle çevrili: sürekli açık ekranlar, arka planda akan sesler, kalabalık uyarıcılar… Bu yüzden “sessizlik” kelimesi çoğu sınıfta ya disiplin çağrışımı yapıyor ya da “zaten imkânsız” diye rafa kalkıyor. Oysa Montessori yaklaşımında sessizlik, çocukları bastırmak için değil; çocuğun içsel düzenini, dikkati ve özdenetimi büyütmek için var.

Montessori’nin sessizliğe bakışı, kulağa biraz “ruhsal” gibi gelebilir ama sınıf pratiğinde karşılığı çok somuttur: hareketini kontrol edebilen çocuk, duygusunu da daha iyi yönetir; ortamı dinleyebilen çocuk, kendini de dinlemeye başlar.
Bu bölümde üç şeyi netleştireceğim:
Montessori’de sessizlik nedir / ne değildir?
Sınıfta neden önemlidir?
Sessizlik Oyunu nasıl oynanır ve arkasındaki felsefe nedir?
1) Montessori’de sessizlik nedir?
Sessizlik, “ses çıkmaması” değildir; daha doğru tanım şu:
Sessizlik = dikkatin içeriye dönmesi + hareketin incelmesi + ortamla uyum
Çocuk “sustuğu” için değil, dinlediği ve fark ettiği için sessizleşir.
Bu, çocuğun “pasifleşmesi” değil; daha rafine bir aktifliktir.
Montessori’nin bir ifadesi bu fikri çok iyi yakalar:
“Silence… often brings us the knowledge… that we possess within ourselves an interior life.”(“Sessizlik… kendi içimizde bir iç yaşam taşıdığımız bilgisini bize sıkça getirir.”)
Yani sessizlik, çocuk için bir “kural” değil; iç yaşamla temastır.
2) Sessizlik sınıfta neden önemli?
A) Özdenetim bir “kas” gibi gelişir
Montessori’de amaç, çocuğu dışarıdan kontrol etmek değil; kendi kendini yönetebilen bir insana doğru yürütmektir. Sessizlik çalışmaları bu kası güçlendirir:
dürtüyü erteleme
bekleme
bedeni yumuşatma
dikkati toplama
başkasının alanına saygı
Sınıfın “sinir sistemi”ni dengeler
Gürültülü bir sınıf sadece kulakları yormaz; sinir sistemini de sürekli “hazır ol / savunmada kal” modunda tutar. Sessizlik, sınıfta toparlanma ve yeniden başlama için alan açar.
Sessizlik bir “ceza” olursa felsefe tersine döner
Nurturing the Spirit adlı kitap bahsedilen önemli bir detay Sessizlik Oyunu yaramazlık bastırma aracı değildir. Montessori mantığında sessizlik, sınıfı “düzene sokmak” için kullanılınca iki şey olur:
Çocuk sessizliği öğretmenden korkma / kontrol edilme ile eşleştirir.
Sessizlik “içsel çalışma” olmaktan çıkar, “dışsal itaat”e döner.
Bu yüzden doğru zamanlama: Çocuklar zaten dengedeyken, “bir üst seviyeye” davet etmek.
Peki Sessizlik Oyunu: Nasıl oynanır?
Bu oyun birden fazla uygulama örneği vardır.
Grup Sessizlik Oyunu (klasik form)
Amaç: topluca sessizlik üretmek değil; topluca incelmeyi deneyimlemek.
Kurulum:
Öğretmen bir işaret kullanır (ör. “SILENCE” yazan kart).
Sınıfın ritmi zaten çalışıyor olmalı (kaos anında başlamaz).
İşareti gösterirsiniz; çocuklar işlerini bırakır.
Herkes olduğu yerde hareketsizleşmeyi dener.
Sınıf “sessizliği dinler”: saat, nefes, uzaktan gelen ses…
Öğretmen bir çocuğun adını çok hafif bir sesle söyler.
O çocuk kalkar ve öğretmene doğru olabilecek en sessiz şekilde yürür.
Sırayla devam eder.
Kapanış: “Şimdi tekrar çalışmalarınıza dönebilirsiniz.”
İnce detay (bence oyunun kalbi):Bu oyun, “sus” oyunu değil; hareketin kalitesini rafine etme oyunudur. Asıl çalışma, çocuğun içinde olur: “Ben bedenimi ne kadar kontrol edebiliyorum?”
2) Bireysel Sessizlik Çalışması (seçim hakkıyla)
Notlarda geçen bireysel uygulama çok Montessori’ce: Çocuk seçerse yapar; bir başlangıcı ve bitişi vardır.
Materyaller:
küçük bir kilim/mat
“Silence” kartı
3 dakikalık kum saati/geri sayım aracı
Uygulama:
Çocuk matına geçer, kartı önüne koyar, zamanlayıcıyı başlatır.
Süre boyunca sessiz ve hareketsiz kalmayı dener.
Diğer çocuklar onun alanına girmez, konuşmaz, temas etmez.
Neden güçlü?Çünkü çocuk “öğretmen istedi” diye değil, kendi isteğiyle sessizliği seçer. Bu özgürlük boyutu sessizliği “erdem”e yaklaştırır.
3) Pozisyon Kartları (sessizliğe bedensel kapı)
Notlarda geçen kartlar, özellikle hareketli gruplarda harika bir köprü:
eller göğüste (sevgi/şefkat dili)
bebek taşır gibi (özen)
verme–alma pozları (ilişkisellik)
iki el kupa gibi (alıcı olma)
Bu kartlar, sessizliği “yasak”tan çıkarır; beden diline taşır. Sessizlik burada “duruş” olur.
4) Sessizlik Köşesi: Sınıfta bu ihtiyaç için bir alan oluşturulması.
(Sessiz Köşe)
Notlarda anlatılan Sessizlik Köşesi fikri çok net:
sınıfta küçük bir masa/sandalye
tek kişi
konuşma yok
bakma, izleme, düşünme var (bitki, deniz kabuğu, balık, pencere…)
Bunu bir “mola köşesi” gibi değil; bir “içe dönme köşesi” gibi kurunca sınıf kültürü değişiyor: Çocuk “kaçmak” için değil, toparlanmak için gider.
Japon Kaya Bahçesi etkinliği (tek kişilik iş)
Bu etkinliğin arkasındaki felsefe müthiş Montessori’ce:
iş tek kişilik
izleyici yok
amaç ürün değil, süreç: düzleme–yerleştirme–tırmıklama
sonuç geçici olabilir (ister bırak, ister boz)
Bu, sessizliğin “doğal” üretildiği bir iş: çocuk bir şeye tam dikkat verince ses zaten azalır.
Dış mekânda “Sessiz bir Bahçe/alan”
Dışarıda küçük bir bank, yarı izole bir alan… Bu, çocuklara şunu söyler:“Kalabalığın içinde bile yalnız kalabileceğin, kendini duyabileceğin bir yer var.” ( Bu uygulamaların hepsi kitabın içinden alınmıştır.(
Sessizlik neden Montessori’nin merkezinde?
Montessori pedagojisinde sessizlik:
özgürlükle birlikte vardır (seçim hakkı)
hazırlanmış çevreyle desteklenir (mekân, ritim, materyal)
hareketin kontrolüyle büyür (beden → zihin)
saygıyla korunur (başkasının iç alanına girmemek)
Bu yüzden sessizlik “sınıf yönetimi hilesi” değildir. Daha büyük bir şeydir:
Çocuğun iç sesini duyması
Kendini düzenleme deneyimi
Düşünmenin kök salması
“Ben” olmanın sessiz, sağlam zemini
Sınıfta işe yarayan küçük ama kritik öneriler
Zamanlama: Kaos anında değil, akış iyiyken.
Süre: 30 saniye bile yeterli; özellikle 6–9 yaşta “kısa ve başarılı” iyidir.
Dil: “Sus” yerine “Dinlemeyi deneyelim / bedenimizi yumuşatalım.”
Model: Öğretmen de oyuna katılır; sessizlik “çocuk işi” değil, sınıf kültürüdür.
Çeşitlilik: Her çocuk aynı şekilde sessizleşmez. Bazısı pozisyon kartıyla, bazısı rock garden’la, bazısı Quiet Corner’la.
Sessizlik, sınıfta neyi değiştirir?
Sessizlik düzeni “sağlamlaştırır”, evet; ama daha önemlisi şunu değiştirir:Çocuk, kendi içinde bir yer keşfeder. Orası büyüdükçe, sınıf da büyür. Bu yazı benim çok sevdiğim kitabın bir bölüm çevirisi ve ekleme yaparal blog yazısına dönüştürülmüştür. Bir zamanlar bende öğretmen olarak sınıfta çocukları disipline etmek olarak algılamış olarak bu bakış açısı her seferinde okumak bende yeni farkındalıklar açıyor. Sana ilham olduysa yorumlarda buluşalım.
Sevgiler
Nurturing the Spirit Kitanın Cultivation Stillness bölümünden çevirilere hazırlamış bir blog yazısıdır.




Yorumlar